Okyanus'u 24 Ekim'e kadar uzaktan seyretmiştik. Bugun Glenelg'e gidiyoruz. Burası Adelaide'e koloni kurmaya gelenlerin ilk çıkış noktasıymış. Çok büyük bir plaj, deniz ürünleri satan bir sürü restaurant. Uçakta gelirken gördüğümüz istiridye çiftliklerinin ürünlerini deneme fırsatı da yakalıyoruz:) Yarın büyük gün; ilk kez okyanusa gireceğiz hem de yunuslarla yüzmek için. Temptation Sailing büyük bir katamaranla her gün düzenlediği seferlerde isteyenlere vahşi yunusları izleme, isteyenlere ise onlarla yüzme fırsatı veriyor.
25 Ekim sabahı hava moral bozucu derecede soğuk. Sefere çıkmadan önce başımıza bir şey gelirse kimseyi sorumlu tutmayacağımıza dair bir belge imzalıyoruz. O sırada Murad da ben de büyük beyazın olduğu sularda böyle bir iş yapmak akıllıca mı diye düşünmeye başlıyoruz. Wet suitleri giyerken heyecanımız iyice artıyor sonra 10 derecelik suya atliyoruz; hipotermi böyle mi başlar?? Titremekten bir şey düşünemez hale geliyorum. Teknenin arkasından sarkıtılan halatlara tutunuyoruz. Ve eminim wet suitler icinde köpek balığı yemi orkinoslara benziyoruz. Neyse köpekbalıklarından önce yunuslar geliyor. Önce seslerini duyuyoruz sonra hızla yanımızdan geçiyorlar. Gerçekten büyüleyici canlılar. Tabii bu yüzme seansları sırasında bir de köpek balığı yüzgeci görerek ilkler listesine bir yenisini ekliyoruz :) Seferi tek parça olarak atlattığımız için mutlu bir şekilde oradan ayrılıyoruz.
Geriye kalan 1.5 gün inanilmaz geçiyor; önce ev sonra iş buluyoruz. 5 günlük bir seferden bekleyebileceğimizden fazlasını aldık bile. Ama tüm bunların olacağının işaretini Adelaide'daki ilk günümüzde gördüğümüz posterden almıştım: SEIZE THE DAY !!
25 Ekim sabahı hava moral bozucu derecede soğuk. Sefere çıkmadan önce başımıza bir şey gelirse kimseyi sorumlu tutmayacağımıza dair bir belge imzalıyoruz. O sırada Murad da ben de büyük beyazın olduğu sularda böyle bir iş yapmak akıllıca mı diye düşünmeye başlıyoruz. Wet suitleri giyerken heyecanımız iyice artıyor sonra 10 derecelik suya atliyoruz; hipotermi böyle mi başlar?? Titremekten bir şey düşünemez hale geliyorum. Teknenin arkasından sarkıtılan halatlara tutunuyoruz. Ve eminim wet suitler icinde köpek balığı yemi orkinoslara benziyoruz. Neyse köpekbalıklarından önce yunuslar geliyor. Önce seslerini duyuyoruz sonra hızla yanımızdan geçiyorlar. Gerçekten büyüleyici canlılar. Tabii bu yüzme seansları sırasında bir de köpek balığı yüzgeci görerek ilkler listesine bir yenisini ekliyoruz :) Seferi tek parça olarak atlattığımız için mutlu bir şekilde oradan ayrılıyoruz.
Geriye kalan 1.5 gün inanilmaz geçiyor; önce ev sonra iş buluyoruz. 5 günlük bir seferden bekleyebileceğimizden fazlasını aldık bile. Ama tüm bunların olacağının işaretini Adelaide'daki ilk günümüzde gördüğümüz posterden almıştım: SEIZE THE DAY !!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder