
Yeni yıla 2 haftadan az kaldı, havalar bir sıcak ve kuru, bir ıslak ve sıcak. Geçen gece şahit olduğumuz şimşekler http://player.video.news.com.au/adelaidenow/?cGRH_qZDHMGurHUH_exjIugdEbsE46XQ ve gök gürültüsü geride bıraktığımız 36 yıl içinde görmediğimiz kadar şiddetliydi. Ancak hava sıcaklığı bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun yerde 10dk'dan fazla kalmasına izin vermedi. Neyse ki meteorolojik olayların değişkenliği, ekonomik, politik veya diğer olaylarda hissedilmiyor. Orman yangınları için yapılan bağışlar istenirse tek tek takip edilebiliyor, trafikte korna sesi duyulmuyor, polisin en büyük derdi haftasonu içkiyi fazla kaçıranlar oluyor. Mahkemeler motorsikletlilerin en fazla kaçarlı gruplar halinde dolaşırlarsa çevreyi rahatsız etmeyecekleri ile ilgileniyorlar. Halk su tüketimine konan kotadan ve aşılması halinde uygulanan yüksek fiyattan şikayetçi. Bahçeler sulanmıyor ve her geçen gün daha çok insan evinin önünde plastik çimi tercih ediyor. Yani dünyanın diğer yerlerine göre daha iyi veya daha kötü değil, sadece farklı bir ülke burası. Hayatın hemen her alanında farklılıklarla karşılaşıyorsunuz, mesela Türkiye'de 80-90.000 TL'lik bir arabayı 1/3 fiyatına almak mümkünken mahalle berberinde tıraş olmak Türkiye'nin 3 katı. Yine de gerekli ekipman ve tecrübeye sahip olmadığımız için çaresiz Murad'ı marketin yanındaki berberin ellerinfe teslim ettik, ama Murad emanete hıyanet ettiklerini ancak banyomuzdaki aynaya bakınca anlayabildi... Sağ kulağının arkadan enseye kadarki kısmı o kadar kötü kesilmişti ki Ada'yı ilk fırsatta çıraklık kurslarına yollamaya karar verdik ;-) Berberlik kadar olmasa da diğer kârlı meslek de direksiyon öğretmenliği... Murad bu hafta ikinci kez 90 dk için 100$ verdi, umarız en kısa sürede bu işi kıvırır. Derse ihtiyaç duymadan ara sokaklarda pratik yapabilsin diye araba almaya öncelik verdik. 2 yaşını doldurmuş devlet arabalarının satışa çıkartıldığı açık arttırmaya katıldık, ama beğendiğimiz araçlar bütçemizin epeyce üzerindeydi... Ada elimizdeki numarayı hiç kaldırmadığımız için üzülünce gönlü olsun diye elektrik motorlu bir arabaya kaldırdık ve az daha üstümüzde kalıyordu. Son anda solumuzdaki biri 200$ yükseltti ve o aldı, güle güle kullansın. Yeni deneyimlerimize bir yenisini daha ekledik ve timsah etti yediki, tadını hepimiz oldukça beğendik, tavuk eti ile fener balığı arası bir şeydi. Aussie tarzı yaşama giderek daha çok alışıyoruz, mesela en güzel göstergelerden biri, geçen gün kapı çaldığında Ada'nın "who is it?" demesiydi. Gazetelerdeki Türkiye haberlerine çok üzüldük doğrusu. Ne yazık ki buradan görünen tablo pek içaçıcı değil..Bu durumda sizlere büyük rol düşüyor elbette, daha çok para kazanın veya daha az harcayın ki en kurak kıtanın en kurak eyaletine yılda bir yerine iki kez gelin! Bu arada bir şehir efsanesini daha yıktık. Güney yarım kürede suların akış yönü, rahmetli Manço'nun iddiasının aksine musluğun konumuna göre değişiyor, bazen saat yönünde bazen de tersine... Sizi seviyor ve özlüyoruz. Bu haftalık da bu kadar, görüşünceye kadar hoşça kalın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder