10 Temmuz 2010 Cumartesi

Asteğmen nasıl albay olur?

Buradaki 7.ayımız doldu. Murad'ı önceki aylarda IT danışmanı olarak çağıran şirket Temmuz için yine aradı... Ada'nın okulu kapalı olduğu için Murad'ın evde oturması gerekiyordu ve işi kaybetme riskini alıp beklemelerini söyledik. O zaman işi başkasına veriyoruz demediler, biz seninle çalıştık ve memnun kaldık, aile önceliğine saygı duyuyoruz ve 2 hafta beklemeyi kabul ediyoruz dediler. Yani, bir fatura daha keseceğiz ve cebimize üç beş kuruş daha girecek demek oluyor bu. Üstelik artık bu topraklarda kabul görmeye başladığımız yönündeki işaretlere bir yenisi daha eklenmiş oluyor ;-)
Serbest danışmanlar yıllık kazançları 75bin doları bulana kadar vergiden muaflar. Murad ayda bir buçuk hafta çalışmakla zaten o rakamlara ulaşamayacağına göre, maaşlı iş bulmazsa 2011'de de vergi vermeyecek gibi görünüyor. Buranın mali yılı Hazirandan hazirana, yani bu ay 2009-2010 mali yılı için geçmişe dönük kazançlarımızı belgelememiz gerekiyor. Ortalanın altında kazandığımız için de Senem'in ilk maaşlarından yapılan kesintileri geri alacağız, yaşasın sosyal adalet! Eskiden bizde de uygulanan KDV benzeri bir mantık, ama aylarca fiş topla, detaylarını zarfın arkasına satır satır yaz, git kuyruğa gir falan yok, her şey internet aracılığıyla halledilebiliyor. Yaşasın sosyal devlet. Adamlar teknolojiyi mümkün olduğu kadar vatandaşın yararına halka hizmet için kullanıyor.
Hiç unutmam 10 sene önce Göztepe'de otururken çöp vergisi borcu çıkarmıştı belediye. Halbuki ödemişiz hepsini, ama bilgisayar kayıtlarında görünmüyormuş. Aradan geçmiş bilmem kaç sene, bulup getirmeliymişim ödeme makbuzunu... Yoksa? Gecikme cezasıyla beraber yine öde! Hadi bakalım al başına belayı. Geçenlerde buradaki dostlarımızdan birinin başına benzer bir olay geldi. Devlet herkese geliri oranında az veya çok (dar gelirliye çok, çok kazanana az) sağlık yardımı yapıyor. Bizimkilere gelen mektupta da gelirlerine göre fazla yardım aldıkları ve geri ödemeleri gerektiği belirtiliyor. Dostlarımız da diyor ki, gelir beyanlarımız elinizde, yardım parasını da siz veriyorsunuz zaten, varsa bir yanlışlık bundan sonraki ödemelerden kesin. Aradaki fark 10 bin dolar... Bizde olsa, faizle birlikte hemen öde, yoksa şöyle yoksa böyle diye basarlar adamın boğazına. Burada ise cevap şöyle oldu, "elbette hata bizde özür dileriz, gelecekteki alacaklarınızdan azar azar keserek 10 senede farkı kapatacağız."
İnsan insana, vatandaş devlete, devlet vatandaşa güveniyor. Hal böyle olunca da insanın canı, her ne kadar ara ara çok özlesek de, kalkıp o keşmekeşe dönmek istemiyor. Hele de kafası çalıştığına inandığım insanlar, adeta bana inat, memleket meselelerine kafa yoracaklarına, farmville'deki inekleri beslemeye devam ettikçe, Hiç ;-) Referandumda nelerin oya sunulacağından habersiz insanlar, hangi şarkıcı/futbolcu/dizi oyuncusu hangi tatilköyünde kiminle beraber bilebiliyor. Bu bireyler sandık başına gidip oy kullanacak ve ülkemin geleceğine, kızımın hayat şartlarına şekil verecek, şaka gibi!
Sözün özü, galiba bu gidişle bizim askerlik olarak gördüğümüz ve buraya gelmeden önce, kalıcı vize alıncaya kadarki mecburi oturma dönemi olarak adlandırdığımız süre uzayacak. Yakında Ada'nın aklı erip memleket haberlerini okumaya başlayınca, özellikle de burada kendine bir arkadaş grubu kurunca, tezkere bırakıp, muvazzaf olursak şaşırmayın. Paşalığa yükselmeyiz, ama albaylığa kadar yürürüz evvelallah ;-)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder