21 Temmuz 2010 Çarşamba

Köpek yarışları


Bugün hayatında ilk defa (ama asla son değil) Ada, köpek yarışı seyretti. Muhtemelen yarın akşam da piste komşu lokantada hem yemek yeyip hem de ailecek yarış seyredeceğiz. Belki Senem'den izin çıkarsa 5-10$'lık bahis bile oynarız.
Bu sabah bilgisayar envanterini çıkarttığım hastanedeki işimi bitirip Ada'yı okuldan almak üzere yola çıkmıştım. Trafikte şansım epey yaver gitti ve neredeyse vaktinden 35dk evvel vardım. Arabada boş boş oturmaktansa, kızın okulunun yanındaki köpek yarışı pistine gittim. Niyetim yarış takvimi almaktı ama birde ne göreyim yarış kıyafetleri içindeki köpekler ve aynı renk giysili sahipleri.. Derhal koşup karşıma çıkan ilk görevliye başlama saatini sordum. Ada'nın okulu 14:45'te bitiyor ama son yarış 14:41'de başlıyor... Siz olsaydınız ne yapardınız? Arabaya atlayıp soluğu okul idaresinde aldım, "ailevi bir sebep"le Ada'yı yarım saat erken çıkarttım sınıftan ve tekrardan koşa koşa piste gittik.Hepinizin ne sorumlu bir baba dediğini duyar gibiyim,okul kırmak her yaşta zevklidir, kim aksini iddia edebilir ki?
Ben 2002 ve 2007'de köpek yarışı seyrettiğim için Ada kadar heyecanlı değildim, ama Ada yerinde zıp zıp zıplıyordu, hatta dediğine bakılırsa tazılar koşarken heyecandan kendi dilini ısırmış ;-) Köpekler yarışırken o kadar zorlanıyorlar ki, 515mt'lik koşu 30-35 saniye sürmesine rağmen nabızlarının normale dönmesi 4-5 dk sürüyor. Tüm yarışlar bu kadar heyecanlı değil elbette, bazen bir aday o kadar güçlü oluyor ki, silip süpüreceği baştan belli oluyor. Bazen de şike yapılacağı o kadar ayan beyan biliniyor ki, kimse heveslenmiyor bile.
Yarış demişken Avustralya'da iktidardaki İşçi Partisi'nde geçen ay bir seçim oldu ve lider değişti. Otomatikman başbakan da değişmiş oldu ve kamuoyu anketlerine göre daha ilk haftadan itibaren partisine olumlu puanlar kazandırdı. Dinin önemli bir seçim kozu olduğu ülkenin ilk kadın başbakanı Julia Gillard çıkıp tanrıya inanıyorum ama dinlere inanmıyorum dedi. Bu sert söylemin ardından beni ülkem seçmedi, parti içindeki seçimle bu koltuğa geldim, ama burada oturmaya devam etmek için beni herkesin istediğini görmem gerek dedi ve erken seçim kararı aldı. Ağustos'ta burada seçim var ve oy verme hakkımız olsa bu kadına verirdik. Hoş benim gönlümde yatan bir aslan daha var, Senem o partinin pek şansının olmadığını söylüyor. Müjde Ar'ın "seks bakanlığı" hayali bir anlamda gerçek oldu ve Avustralya'da Sex Party isimli siyasi bir parti kuruldu. Partinin Başkanı Fiona Patten kişisel özgürlüğün insanların hayatını, vergi ya da göçmenlik gibi konulardan çok daha fazla ilgilendirdiğini söylüyor. Patten, Avustralyalı bir partinin sınırları zorlamasının zamanının geldiğini ilave ediyor ve en az bir milletvekilini senatoya sokacaklarından emin görünüyor. Bu satırları okurken gözlerine inanamayanlar internetten araştırabilirler... Tabii arama sonuçlarında birçok alakasız site de olacaktır ;-) Hadi işinizi kolaylaştırayım, "www.sexparty.org.au". Bu arada memleketimde de referandum yaklaşıyor, ama ne yazık ki gümdemde değil. Çünkü basınımız meşgul, haliyle ne şehit sayısında azalma var ne de ekranlardaki abuk subuk programların reytinginde düşüş yaşanıyor. Bu seferki 12 Eylül'ün 30 sene önceki takvim yaprağından daha uğurlu olmasını umar, şans oyunu oynayanlara akıl sağlığı dilerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder