
İngiltere'den yola çıkan ilk göçmen filosunun 26 Ocak 1788'de Avustralya'ya ulaşması ve ilk İngiliz bayrağının Sydney koyuna dikilmesi anısına her yıl tüm eyaletler 26 Ocak'ı resmi tatil ilan ediyor. Çalışanlar için yaz ortasına denk gelen her tatil deniz-plaj-güneş demek ve bizim ailemizde de bir emekçi olduğu için Çarşamba günü Silver Sands plajına gidiyoruz. Önümüzdeki Salı günü, yani 1 Şubat'ta da Ada'nın okulu başlıyor. Aynı hafta içinde Senem'in de ofisi şehrin merkezindeki yerinden kuzeye taşınıyor. 19-26 Şubat arasında da Yorke Peninsula'ya tatile gideceğiz. Ada'nın okulundan Senem'in iş yerinden izin alması lazım... Murad hala hür general ;-) Umuyoruz ki Mart bitmeden 2011 ona da güzel bir sürpriz yapacak! İkinci maaşa kavuşmak Haziran başında memlekete uçabilmek için ön şart, aksi takdirde Türkiye tatili 2012'ye kalabilir. Tatil, gezmek, yan gelip yatmak falan güzel de hayatın gerçekleri burada da aynı; Hazıra dağ dayanmıyor. 2010'da yeterince dinlendik, artık makinaların çalışma zamanı... 2011'de tam yol ileri!
Günler birbirinin tıpkısıymışçasına yuvarlanıp giderlen küçük detaylar hayatımıza anlam katıyor. Ada bugün ilk defa ayakkabısının bağcıklarını kendi bağladı. Bir süredir çalışıyor ama bir türlü beceremiyordu, ya düğüm oluyor ya da kendiliğinden çözülüyordu... Canavarların ayakkabı bağlayabilen çocuklara gelmeyeceği söylemi ne kadar motive etti bilinmez ama bugün o bağcıklar tam olması gerektiği şekle büründüler. Küçük hanımın sevinci görülmeye değerdi... Canavar konusu şöyle, büyük banyo üst katta ve yemek sonra dişlerini fırçalamak üzere tek başına yukarı çıkması gerekiyor... Fakat hayal gücü ona ne oyunlar oynuyorsa bu çıkış ve inişler son derece hızlı ve dolayısıyla da riskli oluyor... Merdivende patır patır ayak sesleri yankılanırken ebeveynlerin ikisi bir ağızdan "koşmaaa" nidalarıyla evi inletiyorlardı, ta ki bugüne kadar. Çünkü artık Ada canavarların ilgi alanında değil, tüm periler-hayaletler-canavarlar alemi onun bağcıklarını bağlayabildiğini biliyor artık ;-) İleride o da kendi çocukları ile benzer komiklikler yaşayacak mı acaba, ya da bu tip olaylara gülümseyerek bakmayı becerebilecek mi? Dileriz yaşamın bir armağan olduğunu bilip, her anın farkına ve tadına vararak büyür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder