6 Ocak 2010 Çarşamba

Tarihe geçmek...

Sayıları giderek artan okuyucularımızdan gelen yoğun istek üzerine yazıların arasını kısaltma kararı aldık. Haftada 2 kez günlük tutmak umarız içerik kalitesini düşürmez.

Bu akşam yemeğinde kanguru eti denedik, ama önyargılı davranıp yememe ihtimaline karşı Ada'ya baştan söylemedik. Yine de içgüdüsel bir şekilde, ben bu eti istemiyorum, dedi. Neyse ki Senem hazırlıklı davranıp dana bifteği de yedekte tutmuştu. Kanguru etinin zor pişmesine rağmen %98 yağsız olması sebebiyle son derece sağlıklı olduğu iddia ediliyor. Kendimizi haklı göstermek için söylemiyoruz, biz de buralıların yalancısıyız! Bir lokmacık olsun dene diye ısrar ederek verdiğimiz eti yerken ne eti bu, kız mı erkek mi, yaşlı mıymış, nasıl ölmüş gibi sorulara muhatap olduk. Küçük hanım prensip olarak sadece yaşlı ve erkek hayvanları yemeyi tercih ediyor. Hoş zaten biz de çok beğenmedik, sert bir et ve sağlıklı şeylerin ortak özelliğine sahip, yani lezzetsiz ;-) Ada Hanım'ın kişiliği günden güne şekilleniyor ve gittikçe her konuda daha seçici oluyor. Kıyafetten, yemeğe, gidilecek yerlerden, görüşülecek kişilere kadar elinden geldiğince bizi etkilemeye ve kendi istediklerini yaptırmaya gayret ediyor. Bu gidişle evde kalacak ve annesi de hiç üzülmeyecek ;-)

Babanın durumu ise daha vahim. Gemiyi limana demirlediğimiz için işsizlikten canı sıkılan Kürekçi günlerdir kendini satranca verdi. Niyeti, şah kanadındaki atı f3 karesine gelerek siyaha e4 hamlesi yaptırmayacağı bir açılışı mükemmelleştirerek tarihe geçmekmiş. Şimdiye kadar okuduğu satranç kitaplarından hiçbirinde rastlamadığı için eğer tüm karşı hamlelere karşı tedbir almayı başarabilirse bu açılışa kendi adını vermeyi hayal ediyor. İnternetten bulduğu satranç programlarıyla günde 10-15 maç yapıyor ve açılışının eksiklerini kapatmaya çalışıyor. Kendince mutlu bir hayat sürüyordu ki, ne olduysa dün oldu. Soyadı Reti olan bir Çek vatandaşı meğerse bu açılışı kendi adına tescil ettirmiş ve üstelik bu konuda bir sürü de kitap yayınlanmış. Bu keşif bizimkinin hayallerini suya düşürdü. Yeni hedefi tüm ev erkeklerinin hayatını kolaylaştıracak bir icat yapmak ve en azından bu şekilde tarihin tozlu sayfalarında yer almak. Henüz kendisi bile icadın ne olacağını bilmese de pansiyon sakinleri ütünün baş rolde olacağına dair bahis oynamaya başlamışlar ;-) Boşuna uğraşma, "Gerçekleri tarih yazar, tarihi de GaLaTaSaRaY" söylemlerine kulak verip, yarından itibaren normal yaşantısına döneceğine söz verdi.

Yarın Senem iş arkadaşları ile ilk akşam yemeğine gidiyor. Baba kız başbaşa koca bir gün geçirecekler. Kavga etmeden anne gelene kadar dayanabilirlerse takvimlere yazılacak bir gün olur! Bizden bu akşamlık bu kadar, siz henüz öğleni yaşıyorsunuz. Bir sonraki buluşmamıza kadar tarihe geçemeseniz bile ihtiyaç duyduğunuzda hayal gücünüzün sizi yalnız bırakmayacağı günler diliyoruz.

2 yorum:

  1. Onu bunu birak ta kitap yaz kardeşim bu kadar keyifli okudugum az satır oluyor benim, bak hazir bir suru vaktinde var
    Hikayelerden bahsetmiyorum uzuuun uzuunnnn yazilan bir roman
    Oyle keyifli yazacaksin ki iste bu ilk olacak :)
    Bak simdi ruyana girecegim bu fikirle ... iyi geceler kardesim

    YanıtlaSil
  2. Yaww benbu kangurulara bana irice fareleri hatırlattığı için biraz mesafeliyim...O sebeble Kanguru yemek fikri bana pek cazip gelmedi:(

    YanıtlaSil